| Aziz 的个人资料ZAFERTEPEÇALKÖY Şehitler...照片日志列表 | 帮助 |
|
3月28日 30 Ağustos Başkomutanlık Zaferi ve AtatürkBaşkomutanlık Zaferi ve Atatürk
![]() 30 Ağustos Zaferi Muharebe Bölgesi :Atatürk, Fatih Rıfkı Atay’a verdiği bir beyanatta Başkomutan Meydan Muharebesi’ni ve muharebe alanını şu şekilde tarif etmektedir:düşman ordusunun asıl kuvvetlerinin toplandığı bölge “Afyonkarahisar- Dumlupınar- Altıntaş üçgeni içindeki” bölgelerdir. “Başkomutan Meydan Muharebesi adı, büyük meydan muharebesinin son safhasını teşkil eden muharebeye verilmiştir. Düşman ordusu meydan muharebesi esnasında ikiye parçalanmıştır. Bunun büyük bir kısmı Dumlupınar kuzeyinde Adatepe civarında bir dereye sıkıştırıldı ve orada imha veya esir edildi.” Beyanatında muharebe bölgesini “Altıntaş- Dumlupınar arasında” olarak belirtmektedir.
Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak 29-30 Ağustos gecesi düşmanın Çalköy’e çekildiğini, 30 Ağustos günü ise Adatepe ve Kızıltaş deresi vadisine sıkıştırılarak burada imha edildiğini söylemektedir.Atatürk zaferden iki sene sonra gittiği Çalköy’de muharebe meydanını tasvir ederken, düşman ordularının imha edildiği ve 30 Ağustos zaferinin kazanıldığı bölgeleri Çalköy civarı olarak belirtmektedir. Bir çok yayında ve hatıralarda da muharebe bölgesi Çalköy ve civarında gösterilmektedir. 30 Ağustos Muharebeleri’nin Adı: 30 Ağustos tarihinde kazanılan zaferin adıyla ilgili çeşitli değerlendirmeler vardır. 26 Ağustos’ta başlayan genel Türk Taarruzu’na “Büyük Taarruz” adı verilmektedir. 30 Ağustos Zaferine ise Atatürk’ün verdiği isim “Afyonkarahisar- Altıntaş- Dumlupınar arasında büyük bir meydan muharebesidir.” Atatürk Çalköy ve civarında olan bu muharebeye “Rum Sındığı Meydan Muharebesi” demektedir. Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ise Ordu, Komutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı’na yazdığı telgrafta, Çalköy civarında “bizzat birinci hatta 11 nci Tümen nezdinde bulunan Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin nezareti altında cereyan edip kesin sonuca götürdüğünden 30 Ağustos 1922 muharebesine Başkomutan Muharebesi adının verildiği”ni belirtmektedir. Atatürk, F.Rıfkı Atay’a İzmir’de verdiği bir beyanatta ve Büyük Nutkunda Adatepe civarında bir dereye sıkıştırılan ve orada düşmanın imha ve esir edildiği muharebenin “Başkomutan Muharebesi” olduğunu söylemiştir. 30 Ağustos Muharebesi:Atatürk’ün emri ile 26 Ağustos sabahı top ateşi ile başlayan genel taarruz 30 Ağustos gününe kadar büyük bir gelişme ve ilerleme kaydetmiştir.Bu muharebelerde düşman kuvvetlerine büyük zayiat verdirilmişti ancak henüz tam anlamıyla mağlup edilebilmiş değildi. Düşmanın Eskişehir grubu ve Döker’deki ihtiyat tümenleri henüz ortadan kaldırılmamıştı. Bu yüzden düşman Eskişehir-Döker-Dumlupınar hattı üzerinde savunmaya geçebilirdi. Bunu önlemek maksadıyla 1 nci Ordu birlikleri, Olucak, Hamurköy, Çalköy, Aslıhanlar üzerinden Dumlupınar’a gitmek isteyen beş düşman Tümenine temas etti ve güneyden taarruza başladı.Böylece Trikopis’in birliklerini Çalköy dolaylarında toplayarak Dumlupınar’a çekmek istemesinin önüne geçildi. 30 Ağustos’ta artık düşmanın beş tümenin Dumlupınar ve Kütahya yönüne gitmeleri engellenmişti. Onlar için yalnız tek kurtuluş yolu Murat Dağı kuzeyindeki Kızıltaş deresi idi. Bu dere ve derenin içi sarp patikalara sahipti. Hareketin oldukça zor ve kısıtlı olduğu bu bölgede 5 nci Süvari Kolordumuz bulunuyordu. Neticede düşmanın asli kuvveti olan 5 Tümeni bu bölgeye hapsedilmiş oldu. Bunun üzerine harekatı sevk ve idare etmek maksadıyla Genelkurmay Başkanı F. Çakmak 2 nci Ordu Bölgesine Atatürk de 1 nci Ordu Karargahına gitti. Atatürk bu durumu şöyle anlatmaktadır. “1 nci Ordu Karargahında vaziyeti icap edenlere izah ettim ve bütün kuvvetleri seri bir taarruza teşvik ettim. Oradan da 4 ncü Kolordu Komutanı’nın yanına gittim. Vaziyet o kadar cazip idi ki daha ileriye gitmekten kendimi alamadım. Çalköy yakınında bir yere gittim. Burası düşmanın mevzi almak üzere bulunduğu bir yer idi. Oradan müşahedeme göre; Uşak’a dönen düşman kuvvetleri doğrudan doğruya Yunan Başkomutanı Trikopis’in emrinde olarak, Çalköy’ün batısında Aydemir- Adatepe- Ağaçköy mevkilerinden teşkil ettiği bir dairede idi. Arkasını da Kızıltaş Deresine vermiş idi. 1 nci ve 2nci Ordu; Kuzeyden Çalköy’ü Kırkpınar ve onun daha batısından sarmış bulunuyordu. Süvarilerimize dahi orada bu çevirme hareketini vücuda getirmiş olan birliklerle beraber sıkıştırma işlemi emredildi.” Zafertepe’de düşman kuvvetlerine çok yakın bir durumda olan Başkomutan, tepede mevzilenmiş olan 11 nci Tümene bizzat nezaret ederek hücum emri verdi. 16 ncı ve 61 nci Tümenin düşmanla muharebede olduğu görülmekteydi. Diğer birlikler de çemberi gittikçe daraltmaktaydılar. Süvari birliklerinin de daha batıda düşmanın arkasını kesmekte olduğu haberi alınmıştı. Birlikler ilerledikçe cephe daralmış birlikler birbirine karışmışlardı. Yapılan süngü muharebesiyle önce Küçük Adatepe tamamen ele geçirildi. 126 ncı Alayın saldırısıyla da bölgede düşmanın tutunacağı bir yer kalmadı. Düşman Kanlıköprü’ye kadar takip edildi. Bu suretle bölge tamamen düşmandan temizlenmiş oldu. Birkaç saat sonra da Büyük Adatepe alındı. Bu bölgelerde Yunanlılar büyük zayiat verdiler. Kalanlar ise düzensiz bir şekilde Kızıltaş Vadisi’nden çekiliyorlar, bir kısmı da ellerindeki bütün ağırlıkları ve araçları bırakarak Murat Dağlarına kaçıyorlardı. Zafertepe – Çalköy – Adatepeler ve Kızıltaş Vadisi’ndeki düşman kuvvetleri, “26 Ağustos sabahı başlayan ve beş gün beş gece devam eden meydan muharebesi” sonucunda tamamen imha edildiler Başkomutan Atatürk Çalköy’de:Muharebe meydanını gezen Başkomutan Mustafa Kemal, Genelkurmay Başkanı F. Çakmak ve Batı Cephesi Komutanı İ. İnönü ile birlikte 31 Ağustos 1922 günü öğlen Yunanlıların yakıp yıktığı Çalköy’e geldiler. Burada yıkık ve henüz dumanları tüten bir evin avlusunda bulunan ve masa gibi kullandıkları kırık bir kağnı arabasının üzerinde durum muhakemesi yaptılar. Kazanılan zaferin bütün savaşı sonuçlandırabilecek önem ve büyüklükte olduğu kanaatine vardılar. Şimdi Bursa yönünde çekilen düşman kuvvetlerini mahvetmekle beraber ordumuzun bütün kuvvetleriyle ara vermeden İzmir’e yürümesi gerekiyordu. İşte bu düşünceler üzerinde anlaşıldıktan sonra Atatürk’ün “İlk Hedefiniz Akdeniz’dir İleri” emri ile biten Türk Ordularına yayınladığı beyannamede düşmanın akibeti de belirlenmiş oldu. Çalköy’de tespit edilen bu tarihi emir üzerine İzmir’de “Akdeniz”i, Mudanya’da Marmara”yı görmek için 8-9 günlük bir zaman kafi gelmiştir. Başkomutan M. Kemal, “Büyük ve Asil Türk Milleti” diye başlayarak millete yayınladığı beyannamede: “Batı Cephesinde 26 Ağustos 1922’den beri başlayan taarruz harekatımız Afyonkarahisar – Altıntaş – Dumlupınar arasında büyük bir meydan muharebesi halinde beş gün, beş gece sürdü. T.B.M.M. Ordularının yiğitliği, şiddeti, sürati Allahın yardımının belirmesine vesile oldu. Zalim ve gururlu düşman ordusunun asıl kuvvetleri akıllara dehşet verecek kesinlikle yok edildi. Teşkilat ve teçhizat gibi gelenekleri ve zaferleri ve adı yalnızca milletimizin bilincinden ve ezeli, ebedi olan imanından doğan ordularımızı fedakarlığınıza layık olarak size takdim ediyorum” demektedir. Böylece Çalköy ve civarında beş gün beş gece süren Türk tarihinde dönüm noktası oluşturan muharebeler Türk Ordusunun zaferiyle sonuçlanmış oluyordu. Cumhurbaşkanı Atatürk Çalköy’de:Atatürk, Muharebeyi bizzat yönettiği Zafertepe’de zaferin anlam ve önemini ifade etmek ve bunu nesilden nesile aktarmak düşüncesiyle yapımına başlanan Şehit Asker Anıtı’nın temelini atmak amacıyla; zaferden iki sene sonra 30 Ağustos 1924 yılında Çalköy’e bu kez Cumhurbaşkanı olarak geldi.Burada, Zafertepe, Adatepeler ve Çalköy civarında yapılan meydan muharebesinin anlam ve önemini belirten yarım saatten fazla süren bir konuşma yaptı. Daha sonra Çalköy’ü ateşler içinde yanık ve harap edilmiş bir şekilde gören Atatürk bu kez aynı yerde sadece bu köyün değil bütün milletin ve devletin medeniyet nurlarıyla donatılmasını istemekteydi. Kazanılan bu zaferin bundan sonra iktisat, medeniyet ve birlik ruhu ile pekiştirilmesini ulaşılması gereken hedef olarak belirtmektedir.Burada Atatürk tarafından Şehit Asker Anıtı’nın temelinin atılmasıyla yeni devletin iktisat ve medeniyet temelleri de atılmış oldu. Böyle çok çetin ve kanlı mücadelelere sahne olan bölge, askeri tarihimiz yönünden de büyük öneme sahiptir. Harp Akademileri, Kara Harp Okulu ve diğer askeri okullardan gelen komutan adayları muharebe bölgelerinde alacakları eğitimleri ile zaferi bir kez daha yaşayacaklardır.Türkiye’nin dört bir tarafından gelen her sınıftan ve yaş gurubundan öğrenciler-gençler bu ülkenin nasıl ve hangi şartlarda kurtarıldığını, kurulduğunu ve kendisine emanet edildiğini yerinde görecek böylece, bu emanete sahip çıkma bilinci gelişecektir. Tarihindeki parlak günleri gören Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. 评论 (2)
引用通告此日志的引用通告 URL 是: http://uzunaziz1982.spaces.live.com/blog/cns!AE3289A92DD38E11!400.trak 引用此项的网络日志
|
|
|